Yaşamak Görevdir Yangın Yerinde

Yaşamak Görevdir Yangın Yerinde

554
0
PAYLAŞ

Ülkem son yıllarda acı üzerine acı alarak yoluna devam ediyor. Son olarak Beşiktaş’ta meydana gelen hain patlamada 10’larca şehit verdik. Üniversite yıllarında “Keşke darbe yıllarında yaşasaydım.” derdim. Tabii geçmişten günümüze gelen ‘darbeli yılları’ kendi gözlerimle görmek isterdim. Yaşam mücadelesi verdiğimiz bu topraklar üzerinde yaşanan son gelişmeler darbeli yıllar sevdamı aratmayacak türden. Tabii bu denli ‘yaralı yürek’ gördükten sonra ‘Keşke hiç yaşanmasaydı’ diyorum.

Koskoca bir milletin yokluk içerisinde savaşarak kurtardığı ülkeyi küçük oyunlarla yerle bir etmeye çalışıyorlar. İşte o hainler son olarak Beşiktaş’ta polislerimizi hedef aldı. Beşiktaş’ta meydana gelen iki saldırı, metropol şehrin dört bir köşesinden duyuldu, hissedildi…

Onlarca canı ailesinden, sevdiklerinden ayıran hain saldırının izleri İstanbul’un her köşesine sinmiş… Ünlü bir siyasetçi ‘Her gecenin bir sabahı vardır’ demişti. Kusura bakma usta, bu kez sabah olmadı. 44 canın anasının yüreğine güneş doğmadı. Patlamanın sabahında insanların gözlerinde; acı, hüzün, merak ve endişeyi bizzat kendim gördüm. Her kadın, 42 şehidin analarının yerine kendini koyup “Büyük bir acı, Allah analarına sabır versin.” diyordu.

Peki, ne değişti?

Aslında bir şey değişmiyor. Onlarca ocağa ateş düşüyor. En fazla bir ay ailelerin üzüntülerine eşlik ediyoruz ve hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam ediyoruz. Umutları, hayalleri yarıda kalan gençleri unutuyoruz. Her gün yeniden ölen anaları unutuyoruz…

O analar ne yapacak?

“O analar ne yapacak şimdi?” sorusunu kendime soruyorum ve cevaplıyorum; “Hüzünle kirlenmiş havada güçlükle soluk alarak yaşamaya devam edecekler…”

Böyle acıları bir daha yaşamamak üzere….

BİR CEVAP BIRAK